Cennet İçin

December 6, 2017

Hic alisik olmadığım için sabahın köründe kalkmak bir hayli dağıttı beni. Ama sonrasında ettiğim ballı kaymaklı kahvaltı, zıpkın gibi bir delikanli haline çevirdi hemen.

Şöyle bir aynaya baktım ki çıkmadan önce, hala yakışıklıydım ve hala saçlarımda beyaz yoktu. Hayat zordu ama ben hala arslan gibiydim.

Neyse

Hic bir şey hatırlayamacak kadar hızlı geçen bir yolculuktan sonra varmıştım. Oturdum ve beklemeye başladım.

Sabırsız bir hal vardı üzerimde.

Ellerim titriyor, kalbim atabileceği en yüksek ritimde atıyordu. Oturmuşum da şimarikligina dört tane redbull içmişim gibi.

Sabırsız insanları cenete alacaklarını zannetmiyorum. Çünkü sabırsızlık, insana kötü şeyler yaptırır.

En iyisi sakin olayım.

Ailemi rezil etmek var ucunda. Çünkü annem ve babam birer melekler. Cennete giremezsem utanırlar orada.

Hem melek gibi bi karım da olacak. Beni hiç aldatmayan, yalan söylemeyen, beni üzmeyen, pamuk gibi bi karım. Beni öptüğü zaman kafam güzel olacak. Ama böyle birayla yapılmış bir kafa değil, meyve kokteyliyle yapılmış sevimli bir kafa.

Kesin cennetlik.

Hem çocuklarımız da çilekli süt gibi kokar. Biz yaşarken, ölmeyen Çocuklardan. Onlar da bizle. Coluk cocuk, dede babane hep birlikte... Hatta anneannem; büyük bir aile takılırız orda.

Aileyi dağıtmayalım.

Aile önemli.

Ne güzel de giyindim ya.

Kravat, ütülü pantolon ve gömlek.

Saçlarim da joleli, yana yatırdım.

Parfümden bahsetmiyorum bile.

Ne olur ne olmaz belki karım şuan burdadır. Belki de burada tanışacağız.

Anlarsınız ya.

Biri var aslinda. Iceri girdiğinde, ağzımı zor kapattım. Bana gülümsedi o güzel ağzıyla. Hanım hanımcık bir etek ve benim giydiğimle aynı renk gömlek giymişti. İtiraf etmeliyim ki benden daha çok yakışmıştı sarı renk.

Esmerdi.

Eeee esmersen güzelsin.

Up uzun saçlarını güzelce toplamıştı. Ve bu anlattığım güzellik sıfır makyaj, allık bile yok; düşünün!

Ama önceden tanımam lazim. Hemen yelkenleri suya indirmiyim. Hem ipleri de ona vermis olurum ki bu bir ilişkide yapılmamasi gereken en önemli sey. Herkes esit olmali bir iliskide bence. Bi bakayim. Biraz flört donemi... Cok da uzatmayacagim zaten. Sonra cikolata, cicek, Allahin emri peygamberin kavliyle...

Eee ailem torun bekler. Gec bile kalmis olabilirim.

Acaba bir sey unutmus muydum.

Aslinda dort bes kere check etmistik ama bi kere daha kontrol edesim geldi. Rezil olmak istemiyordum ilk günden.

Kendi isini baskasina birakmayacaksin ya da bugunun isini yarina birakmayacaksin. Ikisinden biri iste...

Suluk, beslenme, kalem, kirmizi kalem, kalemtras, silgi, kalem kutusu, annemin kapladigi defterim ve mendil. Biraz canta bos gibi duruyor ama ilk gun oldugundan bence. Daha sonra sorumlulugumuzla dogru orantili, kitap defter sayısı da artıyor. Gördük abilerden.

Hersey tamam. Sıkıntı yok

Zaten su zil denen sey de caldi.

Ilk zilim hayirli olsun. Allah utandirmasin.

Bizim semtin parkinda, tahterevalliye bindigim abilerden bu zil olayini duymustum. Öğretmen, zilden sonra girince bayaga kızıyormuş. Ben hic gec kalmayacagim; kendimi biliyorum cunku.

Annemin bes yil boyunca, "hayatinin temellerini atacak" dedigi kadin da geldi. Bilmiyordu ki onlar bana atmisti temeli coktan; bu kadin hayat muhendisiydi sadece.

Sabrederek geçirmek zorunda oldugum bir yola girdim iste. Simdiden sabır taşı olmuştum.

Esmer yarim de arada beni kesiyor, daha çok geriliyordum.

Tesbihimi getirseydim keşke. Bahçede çay, tesbih yapardım.

Ya sabır, ya sabır...

Cennet için…

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Featured Posts

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Recent Posts

December 6, 2017

December 6, 2017

December 6, 2017

Please reload

Search By Tags

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload